Son Dakika
Öz Orman-İş'ten "Orman İşçisinden Tasarruf Olmaz" Uyarısı: Personel Sayısı Artırılmalı Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan "Milli Dayanışma" Mesajı: Terör Tehdidinden Kurtulma Yolunda Kritik Adım Borsa İstanbul Günü Artışla Tamamladı: Madencilik Sektörü Yüz Güldürdü ABD'den İran'a Yönelik Sürpriz Yaptırım Hamlesi: Üç Havayolu ve İki Uçak Listeden Çıkarıldı Çerçeve Yasa Meclis Gündeminde: Galip Ensarioğlu'ndan Yeni Açıklamalar Fırat Üniversitesi Rektöründen Aday Öğrencilere Davet: "Elazığ, Huzurlu ve Ekonomik Bir Üniversite Yaşamı Sunuyor" MHP’den İYİ Parti’ye “Çerçeve Yasa” Tepkisi: “Talimatı FETÖ’den Alıyorlar” Meclis'te Tarihi Adım: Milli Dayanışma Kanun Teklifi Sunuldu Aziz Yıldırım'dan Sosyal Medya Operasyonuna Yargı Freni: Soruşturma Başlatıldı! Bordo-Mavililerde Yer Yerinden Oynayacak: Mohamed Salah İstanbul'da! MEB'den Öğretmenlerin İl İçi Mazeret Atamalarında Son Dakika: Sonuçlar Erişime Açıldı Ürdün'ün Başkentinde Kritik Zirve: Bakan Fidan Amman’daki Kudüs Toplantısına Katıldı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriyeli Mevkidaşı Şeybani ile Ankara'da Bir Araya Geliyor Meclis Başkanı Kurtulmuş'tan Yargıtay Başkanı Kerkez'e Kabul Putin'den Rus Ordusunda Kapsamlı Revizyon: Kritik Görevlere Yeni İsimler Üsküdar Belediyesi'nde Seçim Krizi: CHP İçindeki Tartışmaların Gölgesinde Başkanvekili Sibel Tan Çetinkaya Oldu Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi: 12 Maddelik Çerçeve Yasanın Tüm Detayları Terörsüz Türkiye Sürecinde Tarihi Adım: 12 Maddelik Çerçeve Yasa Meclis Yolunda 2026 LGS Yerleştirme Sonuçları Açıklandı: İlk Yerleştirmede Rekor Oran! Antalya Genç Öğrencilerden Üniversite Yolunda Büyük Buluşma: Doğru Tercih İçin Tecrübe Paylaşımı Öz Orman-İş'ten "Orman İşçisinden Tasarruf Olmaz" Uyarısı: Personel Sayısı Artırılmalı Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan "Milli Dayanışma" Mesajı: Terör Tehdidinden Kurtulma Yolunda Kritik Adım Borsa İstanbul Günü Artışla Tamamladı: Madencilik Sektörü Yüz Güldürdü ABD'den İran'a Yönelik Sürpriz Yaptırım Hamlesi: Üç Havayolu ve İki Uçak Listeden Çıkarıldı Çerçeve Yasa Meclis Gündeminde: Galip Ensarioğlu'ndan Yeni Açıklamalar Fırat Üniversitesi Rektöründen Aday Öğrencilere Davet: "Elazığ, Huzurlu ve Ekonomik Bir Üniversite Yaşamı Sunuyor" MHP’den İYİ Parti’ye “Çerçeve Yasa” Tepkisi: “Talimatı FETÖ’den Alıyorlar” Meclis'te Tarihi Adım: Milli Dayanışma Kanun Teklifi Sunuldu Aziz Yıldırım'dan Sosyal Medya Operasyonuna Yargı Freni: Soruşturma Başlatıldı! Bordo-Mavililerde Yer Yerinden Oynayacak: Mohamed Salah İstanbul'da! MEB'den Öğretmenlerin İl İçi Mazeret Atamalarında Son Dakika: Sonuçlar Erişime Açıldı Ürdün'ün Başkentinde Kritik Zirve: Bakan Fidan Amman’daki Kudüs Toplantısına Katıldı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriyeli Mevkidaşı Şeybani ile Ankara'da Bir Araya Geliyor Meclis Başkanı Kurtulmuş'tan Yargıtay Başkanı Kerkez'e Kabul Putin'den Rus Ordusunda Kapsamlı Revizyon: Kritik Görevlere Yeni İsimler Üsküdar Belediyesi'nde Seçim Krizi: CHP İçindeki Tartışmaların Gölgesinde Başkanvekili Sibel Tan Çetinkaya Oldu Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi: 12 Maddelik Çerçeve Yasanın Tüm Detayları Terörsüz Türkiye Sürecinde Tarihi Adım: 12 Maddelik Çerçeve Yasa Meclis Yolunda 2026 LGS Yerleştirme Sonuçları Açıklandı: İlk Yerleştirmede Rekor Oran! Antalya Genç Öğrencilerden Üniversite Yolunda Büyük Buluşma: Doğru Tercih İçin Tecrübe Paylaşımı

Gündem

Meğer Kendime Ne Kadar Haksızlık Etmişim…

Faruk Kavaklı · 18.06.2026 07:37

Meğer Kendime Ne Kadar Haksızlık Etmişim…

İnsan ömrü boyunca birçok şeyin değerini geç anlıyor. Sağlığın, zamanın, dostluğun, gençliğin... Ama bunların içinde en acı olanı, insanın kendi değerini çok geç fark etmesi olsa gerek.

​Yıllar boyunca kendime dönüp baktığımda hep eksiklerimi gördüm. Yapamadıklarımı, başaramadıklarımı, kaçırdığım fırsatları düşündüm. Bir türlü tamamlanamayan bir hikâyenin kahramanı gibi yaşadım. Oysa bugün geriye dönüp baktığımda görüyorum ki eksik olan başarılarım değilmiş; eksik olan, kendime verdiğim değer duygusuymuş.

​"Kendimin kıymetini hiç bilemedim" derken aslında yalnızca şahsi bir muhasebe yapmıyorum. Bu cümlede milyonlarca insanın sessiz hikâyesi var. Çünkü toplum olarak kendimize karşı oldukça cimriyiz. Başkalarına gösterdiğimiz anlayışı kendimizden esirgiyoruz. Başkalarının başarısını alkışlarken kendi emeğimizi sıradanlaştırıyoruz.

​Bir düşünün...

​Bir dostunuz yıllarca çalışıp bir hedefe ulaşsa onu takdir edersiniz. Bir yakınınız zor günlerden geçip ayakta kalmayı başarsa onunla gurur duyarsınız. Ama aynı mücadeleyi siz verdiğinizde bunu olağan karşılar, hatta yeterli bulmazsınız.

​Neden?

​Çünkü kendimizi sürekli yargılamaya alışmışız.

​Hayatımızın büyük kısmı başkalarının beklentilerini karşılamakla geçiyor. Ailemiz, çevremiz, toplum, iş hayatı... Herkesin bizden istediği bir şey var. Daha başarılı olmamız, daha güçlü görünmemiz, daha çok kazanmamız, daha iyi olmamız bekleniyor. Bu beklentilerin arasında kendi sesimizi duyamaz hale geliyoruz.

​Bir noktadan sonra insan kendisini başkalarının gözünden değerlendirmeye başlıyor.

​Ne kadar sevildiğim kadar değerliyim...

Ne kadar başarılıysam o kadar önemliyim...

Ne kadar faydalıysam o kadar kabul görüyorum...

​Oysa insanın değeri bunlarla ölçülebilecek bir şey değildir. Bir insan sadece kazandığı paradan ibaret değildir. Sahip olduğu makamdan ibaret değildir. Başarı listelerinden, diplomalardan, unvanlardan ibaret değildir.

​İnsan bazen yalnızca sabrettiği için değerlidir. Bazen kimsenin görmediği mücadeleleri verdiği için değerlidir. Bazen düşmesine rağmen yeniden ayağa kalktığı için değerlidir. Fakat biz bunu görmek istemiyoruz.

​Çünkü modern dünyanın dili başarı üzerine kurulu. Kimse ayakta kalmanın hikâyesini dinlemiyor. Herkes zirveye çıkanları konuşuyor. Kimse gece boyunca ağlayıp sabah işe gitmek zorunda kalan insanları görmüyor. Kimse içindeki fırtınalara rağmen çevresine umut vermeye çalışan insanları alkışlamıyor.

​Oysa gerçek kahramanlık çoğu zaman görünmezdir.

​Bir anne yıllarca ailesi için fedakârlık yapar. Bir baba sessizce yük taşır. Bir genç hayallerinden vazgeçmeden mücadele eder. Bir yaşlı insan tüm kayıplarına rağmen hayata tutunur. Bunların hiçbiri manşet olmaz. Ama hayatın asıl yükünü onlar taşır.

​Belki de bu yüzden birçok insan ömrünün ilerleyen yıllarında aynı cümleyi kuruyor: "Meğer kendime ne kadar haksızlık etmişim." Çünkü insan geçmişe dönüp baktığında yalnızca hatalarını görmüyor; kendisini ne kadar ihmal ettiğini de görüyor.

​Ben de görüyorum. Başkalarının kırdığı yerlerden çok, kendimin kırdığı yerleri görüyorum. Kendime güvenmediğim günleri... Hak ettiğim halde geri durduğum anları... Yapabileceklerime inanmadığım zamanları... Sırf eleştirilmemek için sustuğum dönemleri... Ve en çok da kendimi sürekli başkalarıyla kıyasladığım yılları...

​Oysa her insanın yolu kendine özgüdür. Herkes aynı zamanda çiçek açmaz. Herkes aynı hızda büyümez. Kimi erken ulaşır hedeflerine, kimi geç. Kimi sessiz ilerler, kimi görünür olur. Ama değer dediğimiz şey, sonuçlardan önce var olması gereken bir duygudur.

​İnsan önce kendi kıymetini bilmeli.

​Yazar: Faruk Kavaklı


#köşeyazısı

Bu haberi paylaş

WhatsApp X Telegram LinkedIn

Yorumlar

0

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

← Tüm haberler