Son Dakika
TV100'e Parlamento Haberciliğinde Güçlü Transfer Melih Altınok’a Göre ABD-İran Geriliminde Taraflar Siyasi Kazanç Peşinde Antalya Millet Bahçesi Gençlik Merkezi – GSB Gençlik Yaz Kulübü Abdulkadir Selvi'den Bomba Kulis: Özgür Özel CHP'yi İkiye mi Bölecek? Ömer Çelik'ten Kıbrıs Barış Harekâtı Mesajı: "Barışın Teminatı Olmaya Devam Edeceğiz" Özgür Özel’in Dokunulmazlığı Kaldırılacak Mı? AK Parti'den Beklenen Açıklama Sonunda Geldi! Gram Altın İçin Çarpıcı Yıl Sonu Senaryosu: 10 Bin TL Sınırı Gündemde! Depozito İade Sistemi Geri Dönüşüm Piyasasını Nasıl Değiştirecek? Farnborough Airshow 2026 Başlıyor: Havacılık Devleri Milyar Dolarlık Anlaşmalar İçin Sahneye Çıkıyor Andy Burnham Başbakanlık Koltuğuna Oturuyor: Starmer Sonrası Labour’da Yeni Dönem Fed Sustu Veri Dönemi Başladı: Temmuz Kararı Öncesi Tüm Gözler Enflasyon Ve İstihdamda LGS Tercihlerinde “Yüksek Puan” Yanılgısı: En İyi Okul, En Yüksek Puanlı Okul mu? Cehennem Sıcakları Geliyor: Termometreler 45 Dereceyi Devirecek, Hissedilen Sıcaklık 50 Dereceyi Bulacak! Havacılıktan Medyaya, Tarımdan Lojistiğe Yeni Nesil Meslek Liseleri LGS Tercihlerinde Proje Anadolu İmam Hatip Liselerine İlgi Artıyor İzmit Belediyesi’ne Sabah Operasyonu: Fatma Kaplan Hürriyet Dahil 31 Kişi Hakkında Gözaltı İşlemi 2026 LGS Tercih Süreci Başladı: Öğrencileri e-Okul’da Kritik Adımlar Bekliyor DÜNYA ŞAMPİYONU İSPANYA! Dünya Kupası Finali Öncesi Yasa Dışı Bahise Operasyon: 6 Bin 314 Hesaba Bloke, 23 Şüpheli Hakkında İşlem O Anı Sadece O Kaydetti: 33 Yıllık Kameraman Mesut Dengibilgin’den Derinya Hafızası TV100'e Parlamento Haberciliğinde Güçlü Transfer Melih Altınok’a Göre ABD-İran Geriliminde Taraflar Siyasi Kazanç Peşinde Antalya Millet Bahçesi Gençlik Merkezi – GSB Gençlik Yaz Kulübü Abdulkadir Selvi'den Bomba Kulis: Özgür Özel CHP'yi İkiye mi Bölecek? Ömer Çelik'ten Kıbrıs Barış Harekâtı Mesajı: "Barışın Teminatı Olmaya Devam Edeceğiz" Özgür Özel’in Dokunulmazlığı Kaldırılacak Mı? AK Parti'den Beklenen Açıklama Sonunda Geldi! Gram Altın İçin Çarpıcı Yıl Sonu Senaryosu: 10 Bin TL Sınırı Gündemde! Depozito İade Sistemi Geri Dönüşüm Piyasasını Nasıl Değiştirecek? Farnborough Airshow 2026 Başlıyor: Havacılık Devleri Milyar Dolarlık Anlaşmalar İçin Sahneye Çıkıyor Andy Burnham Başbakanlık Koltuğuna Oturuyor: Starmer Sonrası Labour’da Yeni Dönem Fed Sustu Veri Dönemi Başladı: Temmuz Kararı Öncesi Tüm Gözler Enflasyon Ve İstihdamda LGS Tercihlerinde “Yüksek Puan” Yanılgısı: En İyi Okul, En Yüksek Puanlı Okul mu? Cehennem Sıcakları Geliyor: Termometreler 45 Dereceyi Devirecek, Hissedilen Sıcaklık 50 Dereceyi Bulacak! Havacılıktan Medyaya, Tarımdan Lojistiğe Yeni Nesil Meslek Liseleri LGS Tercihlerinde Proje Anadolu İmam Hatip Liselerine İlgi Artıyor İzmit Belediyesi’ne Sabah Operasyonu: Fatma Kaplan Hürriyet Dahil 31 Kişi Hakkında Gözaltı İşlemi 2026 LGS Tercih Süreci Başladı: Öğrencileri e-Okul’da Kritik Adımlar Bekliyor DÜNYA ŞAMPİYONU İSPANYA! Dünya Kupası Finali Öncesi Yasa Dışı Bahise Operasyon: 6 Bin 314 Hesaba Bloke, 23 Şüpheli Hakkında İşlem O Anı Sadece O Kaydetti: 33 Yıllık Kameraman Mesut Dengibilgin’den Derinya Hafızası

Gündem

Önce Srebrenitsa, Bugün Gazze: ​Acının Milliyeti Yoktur, Sessizliğin de Mazereti

Faruk Kavaklı · 13.07.2026 13:16

Önce Srebrenitsa, Bugün Gazze: ​Acının Milliyeti Yoktur, Sessizliğin de Mazereti

​Tarih, bazen aynı cümleyi farklı coğrafyalarda yeniden yazar. Değişen yalnızca şehirlerin isimleri, haritaların renkleri ve kurbanların dilleridir. Acı ise hep aynı kalır.

​Dün Srebrenitsa...

Bugün Gazze...

​Birinde Avrupa’nın ortasında, dünyanın gözleri önünde binlerce insan katledildi. Diğerinde ise dünyanın en yoğun nüfuslu bölgelerinden biri, yıllardır süren çatışmaların ve ağır insani bedellerin içinde yaşam mücadelesi veriyor. Aradan geçen yıllar, insanlığın hafızasını büyütmedi; yalnızca unutma hızını artırdı.

​Srebrenitsa denildiğinde akla yalnızca bir şehir gelmemelidir. O isim, "Bir daha asla" sözünün ne kadar kolay unutulabildiğinin simgesidir. Çünkü katliamlar yalnızca silahlarla gerçekleşmez; sessizlik de bazen en güçlü silahtır.

​Bugün Gazze’ye baktığımızda da benzer bir soruyla karşılaşıyoruz: İnsan hayatının değeri, bulunduğu coğrafyaya göre mi değişiyor?

​Yıkılan evlerin altında kalan çocukların çığlığı, hangi dili konuşursa konuşsun aynıdır. Evladını toprağa veren annenin gözyaşı ne din tanır ne milliyet. Açlık, susuzluk, korku ve umutsuzluk; pasaport sormaz.

​Ne var ki dünya, acıları bile kategorilere ayırmayı başardı.

​Bazı ölümler manşet olurken bazıları dipnot bile olamıyor. Bazı çocukların isimleri hafızalara kazınırken bazıları yalnızca istatistiklerin içinde kayboluyor. Oysa hiçbir insan hayatı, siyasi hesapların ya da diplomatik çıkarların gölgesinde değersizleşmemelidir.

​Bugün Gazze üzerine konuşurken mesele, yalnızca bir tarafı desteklemek ya da diğer tarafı suçlamak değildir. Mesele, sivillerin korunması gerektiğini savunabilmektir. Mesele, çocukların ölmediği, hastanelerin hedef olmadığı, insanların açlığa mahkûm edilmediği bir dünyanın mümkün olduğunu söyleyebilmektir.

​İnsan hakları, yalnızca güçlülerin işine geldiğinde savunulacak ilkeler değildir. Hukuk, yalnızca dost ülkeler için işletilecek bir mekanizma da değildir. Eğer adalet seçici davranıyorsa, adı artık adalet değildir.

​Srebrenitsa’nın ardından dünya "Bir daha asla" dedi.

Peki, gerçekten dedi mi?

​Ruanda...

Halep...

Ukrayna...

Gazze...

Ve dünyanın başka köşelerinde yaşanan sayısız insani felaket...

​Her biri bize aynı gerçeği hatırlatıyor: "Bir daha asla" sözü, ancak onu yaşatacak irade varsa anlam taşır.

​Bugün sosyal medya çağında yaşıyoruz. Milyonlarca görüntü birkaç saniye içinde ekranlarımıza düşüyor. İlk gün hepimiz üzülüyoruz. Bir hafta sonra alışıyoruz. Bir ay sonra yeni gündemlere geçiyoruz. Oysa enkazın altında kalanların zamanı, bizim gündem hızımızla akmıyor.

​Duyarsızlık, çağımızın en büyük salgınlarından biri hâline geldi.

​Sürekli maruz kalınan acı görüntüleri, vicdanlarımızı köreltmeye başladı. Görüyor ama bakmıyoruz. Duyuyor ama dinlemiyoruz. Konuşuyor ama çözüm üretmiyoruz.

​Belki de insanlığın en büyük trajedisi budur.

​Silahların sustuğu gün bile vicdanlar susmaya devam ederse, barış yalnızca ateşkes kâğıtlarında kalacaktır.

​Tarih, yalnızca katilleri değil, sessiz kalanları da yazar. Çünkü kötülük, bazen yapanlardan değil, durdurabilecek gücü olduğu hâlde susanlardan cesaret alır.

​Bugün Gazze için yükselen her vicdan çağrısı, aslında yarının başka bir Srebrenitsa yaşamaması içindir. Bugün hukukun, insan haklarının ve uluslararası insancıl hukukun herkes için geçerli olması gerektiğini savunmak; yalnızca Gazze’deki insanlar için değil, dünyanın neresinde olursa olsun siviller için ortak bir sorumluluktur.

​Acının dini yoktur.

Gözyaşının milliyeti yoktur.

Masumiyetin pasaportu yoktur.

Vicdan da coğrafyaya göre değişmemelidir.

​Çünkü insanlık, yalnızca mazlumun kim olduğuna göre tavır alıyorsa, aslında kendi vicdanını kaybetmiş demektir.

​Önce Srebrenitsa...

Bugün Gazze...

Yarın hangi şehir?

​Asıl korkutucu olan, bu soruya artık kimsenin şaşırmıyor olmasıdır.

​Faruk Kavaklı

Bu haberi paylaş

WhatsApp X Telegram LinkedIn

Yorumlar

0

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

← Tüm haberler