ÖZEL HABER | Türkiye Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, küresel enerji ve ticaret ağlarını kökten değiştirecek yeni bir dev projenin detaylarını Al Jazeera Net’e açıkladı. Riyad’dan başlayıp İstanbul üzerinden Avrupa’ya uzanacak olan "Yeni Suudi-Türk Demiryolu" projesi, küresel tedarik zincirlerinde Hürmüz Boğazı gibi riskli bölgelere karşı güvenli ve sürdürülebilir bir alternatif oluşturmayı hedefliyor.
İran’ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasıyla ortaya çıkan ve küresel ticareti felç eden krizin ardından, Türkiye ve Suudi Arabistan tarihi bir iş birliğine imza attı. Proje, sadece mal ve enerji transferi değil, ilerleyen aşamalarda İstanbul’u Mekke, Medine ve Cidde gibi kutsal şehirlere bağlayacak turistik ve nostaljik bir köprü kurmayı da kapsıyor.
"Körfez’den Londra’ya Kesintisiz Hat"
Bakan Abdülkadir Uraloğlu’nun verdiği bilgilere göre, Suudi Arabistan, Ürdün ve Suriye üzerinden Türkiye’ye uzanacak demiryolu hattı, Avrupa’ya kesintisiz erişim sağlayacak. Proje kapsamında sadece demiryolu değil, karayolu, petrol ve enerji hatları ile iletişim ağlarının da kurulması hedefleniyor.
Uraloğlu, Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru projesinin aksine, kendi geliştirdikleri bu hattın Akdeniz, Ege ve Karadeniz limanlarına entegre olabilen çok daha kapsamlı ve işlevsel bir ağ olduğunu vurguladı. "Körfez’den Londra’ya kesintisiz bir demiryolu hattından bahsediyoruz" diyen Bakan, projenin bölge ülkeleri için stratejik bir kazanım olacağını belirtti.
İlk Aşama: 3-4 Yıl İçinde Tamamlanacak
Projenin teknik detaylarına değinen Bakan Uraloğlu, Suudi Arabistan'ın Riyad’dan Ürdün sınırına kadar olan hattı tamamladığını, Türkiye tarafında ise İstanbul-Gaziantep hattının zaten faal olduğunu belirtti. Suriye ve Ürdün sınırları içinde kalan 400 kilometrelik eksik bölümün, ilk aşamada teknik olarak incelenerek rehabilitasyonunun yapılacağı ifade edildi. Mali planlama süreci doğru yönetildiği takdirde, bu devasa projenin 3 ila 4 yıl içinde tamamen faaliyete geçmesi öngörülüyor.
Genişleme Stratejisi ve "Kalkınma Yolu" ile Entegrasyon
Yeni demiryolu ağının sadece Türkiye ve Suudi Arabistan ile sınırlı kalmayacağını açıklayan Uraloğlu, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin projeye dahil olacağını, ilerleyen süreçte ise Umman, Yemen ve Irak’ın sisteme eklenebileceğini duyurdu.
Ayrıca Türkiye’nin Irak ile yürüttüğü "Kalkınma Yolu" projesi de bu stratejinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Fav Limanı'ndan başlayıp Türkiye üzerinden Avrupa'ya açılan 1200 kilometrelik bu güzergahın, Suudi Arabistan bağlantılı demiryolu ile uyumlu çalışması planlanıyor. Bağdat’ta yeni hükümetin siyasi iradesiyle birlikte bu projelerin birbirini tamamlayan bir "enerji ve ticaret koridoru" oluşturması hedefleniyor.
Hicaz Demiryolu’nda Turizm Vurgusu
Tarihi Hicaz Demiryolu hakkında da konuşan Uraloğlu, mevcut hattın ticari taşımacılık standartlarına uygun olmadığını, ancak Şam-Amman arasındaki bölümlerin onarılarak "nostaljik ve turistik bir hat" olarak yeniden canlandırılabileceğini ifade etti. Bakan, bu konuda Suudi tarafıyla istişarelerin devam edeceğini belirtti.
Türkiye'nin Ulaşım Vizyonu: "Dayanıklı Sistemler"
Hürmüz Boğazı krizinden alınan dersleri "ulaşım ağlarının kırılgan değil, risklere karşı dayanıklı olması gerektiği" sözleriyle özetleyen Uraloğlu, Türkiye’nin bu vizyon doğrultusunda yatırımlarını sürdürdüğünü kaydetti. Bakan, "Türkiye'de şu anda 4.464 kilometrelik yüksek hızlı tren hattı inşa ediyoruz ve bunun 3.000 kilometresini iki yıl içinde faaliyete geçireceğiz. Ulaşıma 355 milyar dolar yatırım yaptık ve bölgemize hizmet edebilecek her türlü altyapıyı %90 oranında hazır hale getirdik" diyerek, Türkiye’nin bölgesel bir lojistik merkez olma kararlılığını vurguladı.
Kaynak: Al Jazeera
#Arabistan #türkiye #demiryolu #Hicazdemiryolu
Yorumlar
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.