Bölgesel dengeleri kökten değiştirebilecek kapsamlı bir taslak mutabakat için geri sayım başladı. ABD ve İran arasında 60 günlük müzakere sürecinin ardından imza aşamasına gelinen anlaşma, İsrail'in son hamleleriyle gerilimli bir sürece girse de Başkan Trump'ın "imzalanacak" mesajıyla gündemdeki yerini koruyor.
Nükleer Kısıtlamalardan 25 Milyar Dolarlık Varlık Transferine
Taslak metin, bölgedeki jeopolitik gerilimi düşürmeyi hedefleyen kritik maddeler içeriyor. İran'ın nükleer silah üretmemeyi ve mevcut yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyum stoklarını azaltmayı taahhüt ettiği anlaşmada öne çıkan başlıklar şunlar:
Ekonomik Rahatlama: ABD’nin, İran’ın petrol ihracatına uyguladığı bazı yaptırımları kaldırması planlanıyor.
Varlık Transferi: Yaklaşık 25 milyar dolarlık dondurulmuş İran varlığının serbest bırakılması öngörülüyor.
Güvenli Geçiş: Dünya enerji hattının kalbi olan Hürmüz Boğazı'nın tüm ticari gemilere kesintisiz açılması hedefleniyor.
Bölgesel Güvence: İran, Filistin ve Lübnan'a yönelik saldırıları "kırmızı çizgi" olarak belirleyerek, bu bölgelerin güvenliğini anlaşmanın temel şartlarından biri haline getirdi.
Ancak anlaşma İran kamuoyunda yankı uyandırmaya devam ediyor. Ülkedeki muhafazakar kesim, söz konusu maddelerin İran'ın stratejik çıkarlarını tehlikeye atabileceği ve ulusal egemenliğe zarar vereceği endişesiyle taslağa sert tepki gösteriyor.
İsrail’in Beyrut Saldırısı Müttefikler Arasında Çatlak Yarattı
İmza sürecinin hemen öncesinde İsrail'in Beyrut’a düzenlediği saldırı, diplomatik trafiği bir anda krize soktu. Saldırıya en sert tepki ise bizzat ABD Başkanı Donald Trump’tan geldi.
Diplomatik kaynaklara yansıyan bilgilere göre Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinde, "Bibi, neden böyle kahrolası bir saldırı düzenlemek zorunda kaldın? Hiçbir muhakeme yeteneğin yok" ifadelerini kullanarak tepkisini dile getirdi ve saldırının diplomatik sürece zarar verdiğini açıkça belirtti.
Lübnan BMGK'ya Taşıdı: "Yasaklı Madde Kullanımı" İddiası
İsrail'in bölgedeki askeri faaliyetleri sadece diplomatik gerilimle sınırlı kalmadı. Lübnan hükümeti, durumu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) taşıdı. Şikayet dosyasında; İsrail'in Şubat 2026'da sınır köylerine yasaklı glifosat maddesi püskürttüğü ve Haziran ayı başında düzenlenen hava saldırısında iki subay ile bir askerin hayatını kaybettiği vurgulandı.
Trump’tan İtidal Çağrısı ve İmza Beklentisi
Yaşanan diplomatik kriz ve askeri gerilimlere rağmen Beyaz Saray kanadı kararlı. İranlı yetkililer, saldırıların anlaşma sürecini zora soktuğu konusunda uyarıda bulunurken, Başkan Trump tüm taraflara yeni saldırılardan kaçınma çağrısında bulundu.
Tüm bu çalkantılara rağmen Donald Trump, anlaşmanın hedeflenen doğrultuda ilerlediğini ve mutabakatın bugün imzalanmasının beklendiğini ifade etti. Bölge kamuoyu, tarihin en kritik imzalarından biri olması beklenen bu anlaşmanın olası sonuçlarını yakından takip ediyor.
Haber: Eren Abdulkerim Ülkü- Ana Akım Genç İletişimciler Haber Ağı Muhabiri
#sondakika #ortadoğu #trump #abd #iran
Yorumlar
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.